ANKSİYETE KAYNAKLI TANSİYON HASTALARI: Tüm testler temiz ama...

ANKSİYETE KAYNAKLI TANSİYON HASTALARI: Tüm testler temiz ama tansiyon çıkıp duruyor, tansiyon takıntısı oluşmuş, elinizden tansiyon aleti düşmez olmuş değil mi? Ölçtükçe çıkıp iniyor. Rahat durmuyor yerinde. Bi sabitlense oh deyip şöyle güzel bi uyku çekeceksiniz ama yok işte durmuyor namussuz? Başınız dönüyor zihniniz bulanıyor. Bazen acillere koşuyorsunuz ama testler hep temiz çıkıyor. Giden paranıza mı yanarsınız, hemşirelerin gülüşmelerine mi yoksa çektiğiniz rezilliklere mi? Yine de içiniz rahat etmez hemen koşarsınız bir kalp doktoruna, yetmez ikincisine, üçüncüsüne…… Çoğu doktor durumun farkına varır hemen ama karşınıza alıp uzun uzun konuşmaz sizinle. Ya fırçayı basar kovalar ya da risk almamak için primer(esansiyel) tansiyon teşhisiyle ilaç kullandırır(çok azı ilgilenir ve elinizden tutar ki o doktorların ellerinden öpüyoruz). Halbuki primer tansiyon da bir tansiyon hastalığıdır, ilaçsız düşmez. Sadece sebebi bulunamayan demektir primer ve %95 tansiyon hastalığının sebebi bulunamaz zaten. Hatırlayın ilk tansiyon ilacı kullandığınız zamanlar birden tansiyonunuz düşüyordu bayılacak gibi oluyordunuz. Çok geç alıştı bünye bu ilaçlara. Çünkü siz tansiyon hastası değildiniz ve genelde normaldi tansiyonunuz. Normalken kullandığınız ilaçlar bu sefer de haddinden fazla düşürüyordu. Hele bir de nabız düşürücüler yok mu? Nabzı yavaşlatır adama kabir azabı yaşatırdı. Anjiyo oluyor gibi yüzde basınç, tende koyulaşma….Bir de doğru ilaç bulma telaşesi olurdu. 50 kere ilaç değiştirirler. Yok bu uyum sağlamadı şunu deneyelim, yok miktarını değişelim… Ne bu arkadaş tansiyon ilacı mı antidepresan mı? Hadi bazı doktorlar ikna edemediği için placebo etkisi yapsın diye en zararsız olanından düşük miktarda tansiyon ilacı veriyor ama ya diğerleri? Bilmediğinden ya da vicdansızlığından eline ilaç tutuşturup yollayan doktorlara Allah acil vicdan ve tecrübe versin. Umarım ‘’Acemi berber eşeğinde traş öğrenirmiş’’ modundan da çıkarlar tez zamanda. Bu arada, kanda C vit. B12, D vit. Folik Asit… ve özellikle ‘’magnezyum’’ eksikliğine baktırın. Magnezyum eksikliği ani damar büzülmelerine neden olur, nöbetler şeklinde tansiyon yükselmeleri yaşatır. Bu da tansiyonu çıkarıp indirir. Çünkü yeterli kanı daralmış damardan ulaştırmak için kalp daha kuvvetli atar. Tansiyon bu nedenle yükselir. Daha sonra ani gevşer ve hızla düşer tansiyon. İşte baş dönmeleri bu nedenle de yaşanır. Anksiyeteler bazen de bu sebeplerle başlar. Bu takviyeleri alarak problemin çoğunu çözersiniz. Sık sık ölçmek de doğru değildir çünkü ölçtükçe çıkıp iner tansiyon. Bu durum genellikle panikatakla karıştırılır. Aslında anksiyetedir(kaygı bozukluğu) bunun adı. Tansiyon kimsede sabit seyretmez. Bazılarının dinlenme anında 11/7 iken bir kat merdiven çıksa 18/11 bile olabilir. Kişiye göre değişir(kilo, sigara, alkol, az su içmeye-asidik beslenmeye bağlı kan koyulaşması vs. sebeplerle). Sağlıklıyken ölçmediğimiz için eski halini bilmeyiz. Çok korkacak bir şey yok aslına. Peki neden korkuyoruz ve sürekli takıntı halinde ölçüyoruz? Çünkü internette ve dokorlarda hep aynı bilgi mevcut. Kalp-damar sorunları, böbrek yetmezliği, felç gibi riskleri vardır. Aslında bu risk çok düşüktür ama korkutmaya yeter. Önemli organlardır sonuçta. Hadi sizi biraz rahatlatalım gerçek veri. lerle. Risk grubuna girenler normal tansiyonu sakinken 17-18 (hatta 24 olan bile gördüm ben) gibi değerlere sahip olanlardır. Bu tansiyon hastalarında bile uzun yıllar sonucu risk oluşur. Risk demek kesin felç vs. olacaksınız demek de değildir ayrıca. Dünya sağlık örgütü ve sağlık bakanlığı kaynaklarından elime geçen 2005 yılı verilerine göre dünya nüfusunu 6,514 milyar. 17,5 milyon insanın kalp ve damar hastalıkları sebebiyle öldüğü tahmin edilmektedir. Bu ölümlerin 7,6 milyonu kalp krizlerine, 5,7 milyonu ise inmelere bağlıdır. Ölümlerin %80’i düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana gelmiştir ve yine ölenlerin %92’si 65 yaş ve üstüdür. Hipertansiyona bağlı ölümler ise sadece 7,1 milyondur(unutmayalım ki bu rakam uzun süren hipertansiyonu olan gerçek tansiyon hastalarına aittir)Emekli sendromu ve parasızlık çok etkilidir. Neyse artık hesaplayalım: Ülke nüfusunu o döneme göre 75 milyon sayarsak kalp-damardan ve inmeden(felç) ülkemizde o sene ölenlerin sayısı yaklaşık olarak 153.125 kişi. Tansiyon kaynaklı olanlar ise 81.743 kişi. Bunun da 65 yaş altında olan kısmı 6.539 kişi eder. Tabi bu veriler orta ve düşük gelirli ülkeler için. Unutmayalım ki bu ülkeler içinde ölüm oranı çok daha yüksek olan gariban ülkeler de var. Bana sorarsanız 2-3 bin kişiye iner ülkemizde. Hem bunlar da tansiyon hastası zaten ve 65 yaş altı demek 20 yaşında gençler demek de değil. Ayrıca bunlar anksiyete ya da panik atak hastası da değil ki… Anksiyete ya da panikataktan ölen ya da felç olan hasta henüz literatüre girmemiştir. Bunu da kulağınıza küpe yapın. Bu nedenle hala yaşıyorsunuz? Peki neden hala tansiyon ölçüp duruyorsunuz ve deli gibi baş dönmelerinizi ve sersemlik(dizziness sendromu) yaşıyorsunuz? Ölçme işi bir noktadan sonra alışkanlık haline geliyor. Korku da var zaten. Emin olun en pratik yöntem olduğu için tansiyon aletiyle geziyorsunuz. Evinizde EKG cihazı, MR cihazı vs. olsa onlara da girersiniz? Baş dönmeleri ve sersemlik hatta kendine yabancılaşma hislerine gelince; onlarda hep korku hormonunun etkileriyle olan şeyler(özellikle adrenalin, adrenalin=zehir ve çok yorar bünyenizi, karaciğeri beyni, böbrekleri vs.) ve biraz da antidepresanların yan etkilerindnen. Tansiyon ölçmeyi bırakın demiyorum. Aksine daha sık ölçün. Bir şartla ; her ölçtükten sonra bu yazıyı tekrar okuyun ısrarla. Çünkü birkaç noktaya çaktırmadan subliminal ekledim sizin için? Bir süre sonra tansiyon aletleri elinizden kendiliğinden düşecek. Şimdi tekrar düşünün. Tansiyon ölçüp durmaya devam mı yoksa biraz da akışına bırakmak mı? Eğer akışına bırakmayı tercih ediyorsanız dediklerimi uygulayın.En azından emeğe saygı için. Sadece subliminal içerikli cümleleri doğru yere yerleştirmek saatlerimi aldı inanın. Dipçe: Bu yazıyı kesinlikle profilinizde paylaşmayın, adım gözükmeyecek şekilde kopyala yapıştır yapabilirsiniz. Sevgilerimle…

Bu konuyu yanıtla

Bu site kişisel bilgisayarlar, kişiselleştirilmiş servis ayarları, analitik ve istatistiksel amaçlar ile içerik ve reklam sunumunun kişiselleştirilmesi arasında ayrım yapmak amacıyla çerezler ve benzeri ağ teknolojileri kullanmaktadır. Bu site üçüncü parti çerezleri de içerebilir. Siteyi kullanmaya devam ederseniz mevcut ayarların geçerli olacağını varsayıyoruz ancak bu ayarları istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Daha fazla bilgi için: Privacy and Cookie Policy